Amberin Zaman atma Yalan

Amberin Zaman atma Yalan

 

Amberin Zaman atma Yalan

Bugün sabah bir dostum bana Taraf Gazetesi yazarı Amberin Zaman’ın “Türkmenleri Öldürüyorlar” yazısını gönderdi. Birkaç ay önce Yeni Akit Gazetesi için bölgede ki direniş grupları ile röportaj ve halkın yaşantısı ile ilgili izlenimlerde bulunmak için Suriye’deydim. Hem de Amberin Zaman’ın bahsettiği Türkmen Dağlarını da içinde barındıran Lazkiye kırsalındaydım.Bayır Bucak Türklerinin 850 Yıl Osmanlı toprağı olan Suriye 10 Ağustos 1920 Sevr antlaşmasıyla Fransız kontrolüne girmiş 1946 yılında ise bağımsız Suriye olarak yaşamını sürdürmüşler. 1945 Yılından 65 yılına kadar Türkiye’ye göçmüşler Kırıkhan, İskenderun ve Adana bölgelerinde yoğunlaşmışlardır. Halen Yayladağı ve Kırıkhan’da yoğunluktalar.

Hatay’ın yayladağı ilçesine sınır olan bu bölge ile Yayladağı köyleri arasında sadece 2-3 km’lik bir alan bulunmakta. Öyle bahsedildiği gibi bölge Nusret Cephesi ya da diğer selefi grupların elinde değil.Sınırdan geçiş yaptığımızda önümüze çıkan ilk kontrol noktası Selim İdris’e bağlı Özgür Suriye Ordusu askerlerinin bulunduğu noktaydı.Buradan yola çıkıp ilk uylaştığımız Türkmen Köyünde ise ÖSO dahil birçok grubun kontrol noktası ve yerleşkesi mevcuttu.Konuştuğum ÖSO askerleri ve köylülerden aralarında hiçbir sorun olmadığını öğrenmiştim.

Öyle bahsettiği gibi yayladağı sınırındaki köylerden savaşı ve tankları görmesi mümkün değil.Hem ormanlık arazi olması hem de dağlık arazi olması bu durumu imkansız kılıyor.Demek ki masa başında haber yazmak böyle bir şey olsa gerek.Türkiye sınırından Lazkiyeye kadar olan bölgede yaklaşık 20 km muhliflerin kontrolünde.Hem de 30 köyü Esed ve Hizbullat çetelerine kaptırmış olmalarına rağmen.Rebia bölgesinde ise sadece birkaç yerde ÖSO askerlerinin kontrol noktasını gördüm ve birde ilçe merkezinde ki hastane onların denetimine verilmiş.Bunun dışında köyler dahil olmak üzere bütün bölge islami direniş gruplarının elinde.Selefi gruplardan kastı eğer Nusret cephesi ve Irak-Şam İslam Devleti ise ikisi de birbirine birçok noktada zıt 2 gruptur ve bahsettiği gibi “Dininiz zayıf, katlınız vacip, malınız helal, hanımlarınız da hediye.”  Gibi bir görüşte olmaları fikri yapılarına göre mümkün değil.Hadi savaş bölgesine gitmedin de en azından selefilik ve İslam’da savaş Hukuku’nu bir incelemeliydiniz.

Yazısını okumaya devam ettikçe hayretler içerisinde kalıyordum ve kendi kendime böyle bir yazıyı ancak bir Taraf yazarı yazabilir demekten kendimi alamıyordum.Rebia merkezine kadar sadece birkaç IŞİD mensubu dışında bir de 1 gece evvel ağır bombardımana maruz kalmış karargahları dışında başka yerlerde görmedim.Buna rağmen nasıl oluyorda  ÖSO veya başka grupların elindeki yerleri almaya kalkmışlar anlayamıyorum.Yani zaten varolan bir yeri yeniden almak bir uzay terminolojisi olmalı herhalde.Bölge halkı zaten var gücüyle Esed’e karşı savaşıp hayatta kalma mücadelesi verirken kalkıpta içeride birbirlerine düşecek hareketlerde kolay kolay bulunmaz.Ayrıca halk ÖSO’dan çok İslami guplara güveniyor.Adalet,özveri,ahde vefa timsali islami gruplar buna IŞİD de dahil olmak üzere halk ile karşı karşıya gelmek istemez.Zaten bu gönüllü mücahidler’in %90’ı Suriyenin özbeöz evlatlarıdır.

Aslında bizim öncelikli sorunumuz birkaç münferit olay değil,Esed ve ona destek veren hizbullat ve İran olmalıdır.İslam ümmetinin kalbine nifak sokan ve bizi sırtımızdan asıl vuran onlardır.Yoksa canını feda etmek için hiçbir ücret beklemeksizin din ve vatan uğruna savaşan mücahidler değildir.Bakıldığında görülecektir kimin karşıda kim yanımızda olduğu belli olmaktadır.Eğer bir eleştiri yapılacaksa IŞID’a bu böyle ahlaksızca iftiralar atarak değil,yaptıkları fıkhi uygulamaları eleştirebilirsiniz.Bunu yapabilmek içinde biraz ilim sahibi kişiler ile görüşmeniz gerekir ki bir Taraf yazarından bunu beklemiyorum.

Yazısında birçok muhalif gruba iftiralar atan Amberin Zaman’ın bütün iddialarına cevap vermeyi “gereksiz” görüyor ve bu şekilde neden bir yazı yazdığı üzerine birşeyler söylemek istiyorum.

Son birkaç aydır bölgede islami grupların yükselişini göz ardı etmek mümkün değil.Mig ve havanlar ile bu yükselişi durduramayacağını anlayan Esed ve onun Türkiyedeki uzantıları ümmetin içine fitne tohumlarını bu şekilde yalan haberler üreterek daha önce de denediler.Fakat o zaman da pek rağbet görmemişti.Fakat bu sefer hem Doğan medya grubunun Milliyeti,hem de bu ara dershanelerinin kapatılması ile sürekli gündem de olan Gülen Cemaatinin yayın organı olan Samanyoluhaber sitesinde yayınlanması çok manidardır.Hadi Taraf ve Milliyeti anladıkta STV ve Samanyolu’nun Müslümanlara cephe alması bizleri derinden yaralamaktadır.

Kardeşler arasındaki sorunu ancak kardeşler çözer.Bunu ne ABD,ne Rusya ne de İran çözemez.Birileri direnişi baltalamak için o paralı kalemlerini oynatırken sizler en azından yanımızda olun.Yanımızda değilseniz de Allah için karşımızda olmayın.

 Ümit ERDOĞAN / Adalet Terazisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir