Bu Özür’ün getirisi ne olur?

Karanlıkta bırakılıp aylarca, beklide yıllarca gün yüzünden mahrum olan bir köpeğin dışarı salınmasının ardında doğacak sonuçları bir çoğumuz biliriz. Malumlarınızdır ki 1948 de bir anda ortaya çıkan bir devletin kurulduğu günden bu yana acı gözyaşı ve kan görme isteği hiç bitmemiş, aksine her geçen gün iyice büyümüş ve şiddetini  hırsını iyice artırmıştır. Kimilerine göre ABD nin haylaz çocuğu kimine göre ise eli kanlı uzaktan kumanda oyuncağıdır İsrail.

Filistin de yaptığı zulüm ve yıkıma hız kesmeden devam etmesine rağmen dünya buna göz yumar kulak tıkar hale gelmiştir. Davos zirvesinde T.C Başbakanının İsrail Cumhurbaşkanına olan sert çıkışı dünya medyasında geniş çaplı yer edinmiş ve aylarca gündemde kalmıştı. Bu durumu kimileri külhanbeyliği kimileri ise boş laf olarak değerlendirirken Ortadoğu R.Tayyip ERDOĞAN’ ı bir anda kurtarıcı olarak görüvermişti. Akabinde  İHH İnsani Yardım Vakfı ve Özgür Gazze Hareketi‘nin organize ettiği ve Gazze‘ye insani yardım götürmeyi amaçlayarak yola çıkan gemiye İsrail Deniz Kuvvetleri tarafından operasyon düzenlenmiş 9 kardeşimiz Şehit edilirken bazı kardeşlerimizde rehin alınmışlardı. Bu saldırıyı 2009 yılındaki Davos çıkışına karşılık olarak verilen cevap olarak görenler oldu. Türkiye’ nin Filistinli kardeşlerine karşı götürmeyi planladığı yardımın İsrail üzerindeki etkiyi artıracağını savunanlarda oldu. Gerçeği ise; bu azılı çete düzeninde yönetilen İsrail devleti Müslümanlara ve hatta dünyadaki insanlığa karşı her geçen gün daha tehlikeli olmaya başladığıydı.

Gelelim aradan geçen bunca zamandan sonra İsrailin neden özür dilediğine?

Az evvelde bahsi geçtiği gibi Ortadoğu da yankıları hala süren bir anda Müslümanların kurtuluşu olarak görülen R.Tayyip ERDOĞAN  ile zıtlaşmaktansa uzlaşma yoluna girilmesi İsrail hükümetini daha ileriki noktalara getirebilirdi. Durulmayan Ortadoğu da yeni planlar yapabilmek ve bu planları yerine getirebilmek için Türkiye ile barışık olmasının gerektiğini bilen Netanyahu Obamanın da onayıyla telefonda “İtznatlut” cümlesini kuruvermişti.

Görüşmenin yapıldığı saatlerde Başbakanlığın bu konuşmayı sıcak haber olarak medyaya servis etmesi Türkiye  ve Dünyadaki haber kanallarının son dakika olarak geçmesini sağlamıştı. “One Minute” dalgasının hala etkili olduğu Ortadoğu, bu seferde İsrail sonunda Türkiye den özür diledi şeklinde yankılanmaya başladı. Uluslararası Enerji Ajansı Baş Ekonomisti Fatih Birol’un bir gazeteye verdiği demeçte  İsrail ‘in Türkiye ‘den resmen özür dilemesinin Türkiye’nin enerji transferinde küresel bir aktör haline getirebileceğini belirtmiş. Nedeni ise çok basit Doğu Akdeniz de çıkarılması amaçlanan gaz rezervlerini Türkiyenin üzerinden avrupaya gönderileceği ve bu sevkiyatın Ülkemize getirisinin büyük olacağıydı. Yüksek miktarda bulunan bu rezervler bir başına gemi yoluyla Yunanistan üzerinden avrupaya ulaştırılması zor olması Türkiyenin ne kadar önemli bir konumda olduğunu gözler önüne sermeye yeterde artar bile. Bundan ziyade ikinci ve en önemli  getirisi de şuan Ortadoğu ülkelerinde halkın büyük bir kesiminin benimsediği yeni bir düzen göze çarpıyor.

Nedir bu düzen diyecek olursak?

Hicaz,Yemen,Tunus,Libya,Filistin,Mısır,Irak,Suriye hatta Kafkaslar bile Türkiyenin himayesine girip Türkiyenin başı çektiği bu trenin Dünyaya karşı dik durarak İslam Birliğini ilan etmesi.

Bu hayal gelen özürle tatlı bir hal almış İslam Milletinin uyanmasına birlik olmasına bir olup güçlenmesine ve artık batılın zayi olmaya başlamasına da vesile gösterilmiştir.

 

Ümit CABBAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir