“Faizi artırmak dövizdeki yükselişin çaresi değil”

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun, politika faizini artırmayarak yüzde 10.25’te sabit tutma kararını değerlendiren Dünya Gazetesi yazarı ve Altınbaş Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Emre Alkin, son günlerde “Faiz 200 baz puan artırıldı da ne oldu, döviz yine yükseldi” diyenlerin sayısının arttığına dikkat çekerek, bu görüştekilerin Merkez Bankasına, “Sana olan güvenimizi yerle bir etme” mesajı verdiğini belirtti. Prof. Dr. Alkin, “Merkez Bankası’nın bu sözleri dikkate aldığı anlaşılıyor.” ifadesini kullandı.

Alkin, “Ne yapılırsa yapılsın, beklentim faizlerin yeni yılda yüzde 15-20 seviyesini göreceğiydi. Buraya doğru gidiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Faiz, hastalığın çaresi değil”

“Faiz her kötülüğün anası olmadığı gibi her hastalığın da çaresi değil” diyen Emre Alkin şunları söyledi: “300-350 baz puan isteyenlere de bir cevabım var: Kurların yükselişini durdurmak ve TL’nin istikrarını sağlamak, siyasi ve diplomatik istikrara, Merkez Bankası’nın rezervlerinin gücüne, yatırım ortamının iyileşmesine, daha yüksek katma değerli ihracata, döviz kazandırıcı faaliyetlerin cesaretlendirilmesine bağlı. Elbette pandemiden kaynaklanan olumsuz etkilerin azalması da gerekiyor. Özetle, bazı işleri bizim yapmamız, bazı işlerin de kendiliğinden düzelmesi gerekiyor. Bunu anladığımız zaman meseleye daha rasyonel bakmayı öğreneceğiz. Hem faizi, hem dövizi, hem de kambiyo rejimini kontrol etmeye çalışmanın vahim bir hata olduğunu hâlâ anlamadığımızı görüyorum.”

“En önemli hedef, piyasa kurallarına uymak”

“Kurdaki yükselişi durdurmak için yüksek faiz lazım” diyenlerin, reçetenin sadece bir kaleminden bahsettiğini vurgulayan Alkin, “Oysa faiz artırımının amacı, kurdaki yükselişi durdurmak olmamalı. Piyasa kurallarına uymak en önemli hedefimiz olmalı. Dövizin faizlerle değil, yatırımcıların ve tasarruf sahiplerinin güven duymasıyla düşeceği de bilinmeli.” diye konuştu.

Yüksek faiz isteyenlerin içi boş yorumlarına karşı bir kesimin de yine boş değerlendirmelerle “Faiz böyle kalsın” dediğini belirten Alkin, şöyle devam etti: “Bir ülkede faiz geliri, herhangi bir yatırımın kârından daha fazlaysa bunu düzeltmenin yolu kamu zoruyla faizi düşürmek değil, ülkede yatırım ortamını iyileştirecek altyapı yatırımları yapmak, bu yolla mal ve hizmet üretenlerin maliyetini düşürmektir.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.