Gezi Parkı Olayları Analizi

gezi-parki-olaylari-analiziGezi Parkı Olayları Analizi

Taksim gezi parkında ki ağaçların kesilmesini engelleme amaçlı başlayan eylem sol ve marjinal grupların provoke etmesiyle günümüzdeki halini aldı.İlk günlerde kısmen sadece tepki amaçlı başlayan eylemlere emniyet geç müdahale ederek aslında birazda kendi kendine iş çıkarmış oldu.

Zamanında 1 mayıs da aldığı önlemleri alarak taksime çıkışları engellemiş olsaydı durum bugünkü halini alamayacaktı belki de. Fakat her şeyi önceden bilmek mümkün olmadığı için böyle bir eksiklik ile bundan sonra nasıl adımlar atılması gerektiği üzerine çalışma yapılmalıdır.

Araçların devrilmesi, esnafın işyerlerine zarar verilmesi,olaylarla bağlantısı olmayan halkın zarar görmesi ile birlikte olaylar anarşizme doğru tırmanmaya başladı.

Güvensizlik ortamının oluşmasıyla bölge halkı ve esnafı büyük zararlar görerek bu durumdan en zararlı çıkan kesim oldu.yakılan ve zarar gören araçlar,işyeri zarar gören esnaflar,soyulan bankamatikler,işyerine gidemeyen ya da çatışma ortasında kalan vatandaşlar,tatil için gelip bu olaylar ile karşılasan turistler ve günlerdir uykusuz ve yorgun durumda olan emniyet ve basın mensuplarının aileleri bu durumdan zarar gören diğer bir kesim oldu.

Olayların diğer illere organize bir şekilde sıçramasıyla birlikte halk tedirgin oldu.Yoksa bu olaylar bir Türk Baharının habercisi mi diye soranlarla birlikte gerçek olması muhtemel olmayan bir konu gündemimize girmiş oldu.

Ayrıca birde bu durumdan nemalanan bir diğer taraf var ki bu olay biraz da onların işine yaradı.Ben bu söylediklerimi farklı günlerde çeşitli bölgelerde bulunmuş olmam ve yalansız,abartmadan twitter,facebook takiplerimden biliyorum.

Secim ile elde edemedikleri iktidarı yıpratmak isteyenler,hükümetin politikalarını beğenmeyip içindeki sıkıntıyı dile getirmek isteyenler,akşamları evde oturmaktan sıkılanlar,öğrenci olup tatilini değerlendirmek isteyenler,çözüm surecini baltalamak isteyenler,iç ve dış ajanlar ile provokatörler,eylem işportacıları,sevgili bulamayanlar,polise bir şekilde garezi olanlar,olaylar üzerinden prim yapıp meşhur olmak isteyenler,komplo teorisyenleri,anti kapitalist Müslümancıklar ve sosyal hayatta bir baltaya sap olamamışlar gibi bir çok grup ve kişi her akşam bu eylemleri sürdürüyor.

Tabi bu saydıklarım usturuplu olarak eylem yapanlara değildir.Onları tenzih ediyorum.

Aynı devletin polisleri yıllarca Müslümanlara baskı,dayak,hakaret ,eziyet ederken hiçbir Müslüman ve İslami grup ne polislere vurmuştur ne de çevreye zarar vermiştir.Eylem nasıl yapılırmış öğrenmek isteyen 28 şubat sonrası eylemlerini açıp izlesin.Protesto nasıl yapılırmış bakıp öğrensin.Halen devam etmekte olan başörtüsü eylemlerine bakarakta öğrenebilirler.

Hükümet basta yaptığı hatayı bu saatten sonra nasıl telafi ederimden önce bu olayı ülke zarar görmeden nasıl bastırabilirimin derdinde olmalıdırlar.Kimse fark etmiyor mu bilmiyorum ama bu olay tam bir çıkmaza dönüşmüş durumda.
Hükümetin isi gerçekten çok zor.Karşı tarafta muhatap alınacak ciddi bir grup yok.yarısından fazlası hiçbir grup ile bağlantılı değil.belli gruplarla uzlaşı sağlanırsa belki bir nebze azalalabilir,fakat suların tamamen durulması zaman alacaktir.

Burada yapılması gereken 2 şey olabilir.

Birincisi sayıca kalabalık gruplar ile anlaşılıp geri çekilmeleri sağlanarak eylemcilerin sayısı azaltılabilir ve böylece rağbet görmeyince kalanlarda evlerine çekilir.

İkincisi ise polis ve asker zor kullanarak gözaltılar ile birlikte kalabalığı zorla dağıtır.Tabi bu hiç kimsenin istemeyeceği fakat Erdoğan’ın masasında olan ihtimallerden biriside bu seçenektir.

Bizim temennimiz halk galeyana gelmeden eylemcilerin kendiliğinden bu eylemi sonlandırmalarıdır.Yoksa birçok maşa’nın canı yanacaktır.Hem de maşaları tutan ellere bir şey olmadan.

Ümit ERDOĞAN

Adalet Terazisi Dergisi

09/06/2013

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir