Kan Kaybeden Gençlerimiz

Kan Kaybeden Gençlerimiz

Çok azı istisna olmak üzere bir çoğu serseri kurşun gibi nereye gittiği ve hedefi belli olmayan bir nesil ile karşı karşıyayız.Bu korkunç görüntüden rahatsız olan anne ve babaların ferydalarını duymamak mümkün değil.

Peki ne yapılmalı ve ne yapmalıyız? Önce teşhisi ve sebeplerini ortaya koyalım ki ona göre tedavi metodunu belirleyebilelim.

Yıllardır müslüman halk üzerinde sinsice planı olan siyonist masonlar ve onların yerel işbirlikçisi konumunda ki Laik rejim ve bu rejimin devamını sağlayan her türlü siyasi parti,vakıf,dernek ,düşünce akımı,liderler,araç ve gereçlerden uzak tutmalıyız gençliğimizi.Bugüne kadar her türlü yol ile asimile ettikleri,yok ettikleri,talan ettikleri genç nesiller geldi ve gittiler.Bu ülke yüzlerce hatta binlerce evladını kaybetti ve piyon olarak kullanıldı yerel maşalar tarafından.

Fakat bugüne kadar sayıları parmak sayısını geçmeyecek kişi ve kuruluşlar hariç çok da umursanmadı bu durum.Aksine kanıksandı ve ‘’Gençtir,normaldir’’ gözüyle bakılır hale geldi.Kimi zaman devlet ve rejim eliyle,kimi zaman kirli ve karanlık ellerle,kimi zamanda sorumsuz anne ve babalar tarafından yıkıma uğradı gençlerimiz.Yok edildi gençlerimiz.Çok da umrunda olmadı aslında kimsenin ölen ve hapislerde çürütülen gençler.Sadece birkaç kişi ve birkaç cemaat dışında gözyaşı dökende olmadı.

Bugün de geçmişte de gençlerimiz hep aynı yollarla ifsad edildi.

1-Zina , 2-Görsel Medya , 3-Para ve 4-Makam,Mevki Hırsı.

Aslında bu dört başlık altında binlerce hatta onbinlerce alt başlık açmak mümkün.Fakat bunlara gerek yok.Çünkü bu dört başlık aslında herşeyi özetliyor.Bugün bırakın gençleri,insanlığın ekseriyeti bu yollarla ifsad edilmiş durumda.Kimi kadın için bütün mesaisini harcar hale gelmiş ve kadını ilah edinmiştir.Kimi Tv ve Radyo başından ayrılmayarak 1 dakikası bile boş geçmemesi gereken vaktini boş şeylerle doldurur hale gelmiş.Kimininde gününün her anın Sosyal medyanın esiri olmuş durumda.Kimi paranın ve maddi gücün esiri olmuş ve para için herşeyi yapar hale gelmiş,Kimi ise bir yerlere gelip birilerinin önünde el-pençe durması,onun karşısında esas duruşta durması veya her dediğini tasdikleyip nefsini okşayıcı sözler söylenmesi için makam ve mevki hırsı ile yıllarını harcamaktadır.

Sadece birkaç dizi ile insanlık yozlaştırılıp;ırz,namus,ahlak,haya değerleri yok edilmiyor mu?Bizden dediğimiz alnı secde gören ve başı örtülü bacılarımız,annelerimiz oturup hep beraber büyük bir keyif ile utanmadan bu dizileri izlemiyor mu?Eskiden ezan okunduğunda kapatılan kanallar bir süre sonra sesi kısılmaya ve sonrasında ise sanki ezan okunmuyormuş gibi davranılmaya başlanmadı mı?Utanmaktan kapatılan kanallar,çevirilen gözler artık iffetsizlik örneği olan görüntüleri gördüğünde sanki Kabe’yi izler gibi pür dikkat kesilmedi mi ?Yavaş yavaş yaptılar bunları ve bizde yavaş yavaş ailelerimiz ile yok olduk bu ahlaksızlığın içerisinde.Önderimiz dediğimiz Gözümüzün nuru Hz. Muhammed (sav)’in ahlakı Kur’an ahlakı değilmiydi,O güzel ahlakı tamamlamak için gönderilmedi mi?Peygamberin ahlakı kur’an ahlakı ise bizim ahlakımız ne ahlakı ?

Şu yeni çıktığımız Ramazan Ayını bile salih amellerle geçiremenin üzüntüsü kalplerimizde olmalı.Olmalı ki o üzüntü gençlerimizi kaybetmeden bizi durdursu ve aklımızı başımıza almamıza vesile olsun.Burada en büyük sorumluluk mermiyi kimin attığı belli olsa da bu merminin önünde durabilecek babayiğit anne ve babalara ihtiyacımız var.Tedavi için gerekli olan reçeteyi ise Rabbimin aciz kulu 2.yazısında yazacaktır inşaallah.

Bu vesile ile geçmiş Ramazan Bayramınızı ve Şevval ayınızı tebrik eder,6 günlük şevval orucunu hatırlatırım.

“Kim oruçla geçirdiği Ramazan ayından sonraki Şevvâl ayında altı gün oruç tutarsa, bütün seneyi oruçla geçirmiş gibi olur!.”(Riyazü’s-Salihin, C.2,S.510,2.)

Ümit ERDOĞAN / 21 Ağustos 2012

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir