Suriye kökenli TÜRKİYE vatandaşları

Suriye kökenli TÜRKİYE vatandaşları

Uzun zamandır yazmayı düşündüğüm fakat bir türlü nasip olmayan bir konuydu bu mesele.

Suriye Savaşı’nın Başlaması ile birlikte ülkemize 4 milyon civarında Suriye vatandaşı göç etti. Burada okul,iş,evlilik,cenaze gibi mecburi yaşamsal ihtiyaçları olduğu aşikar. Hem şimdiki Başbakan Ahmet Davutoğlu hem de Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı şimdiki Gaziantep Belediye başkanı olan Fatma Şahin’in söylemlerinden de anlaşılacağı üzere misafirlik döneminin bittiği artık birlikte yaşamaya alışmamız gerektiğini ifade etmişlerdi.

Rus-Afgan Savaşı’nda ülkemize sığınan Afganlar, benim gibi dedesi Yüzyıllar önce Türkiye’ye göç etmiş Araplar, Kürtler,Lazlar,Çerkezler vs. birçok millete mensup insan bu ülkede yaşıyor ve bu ülkenin bir ferdi olarak yaşıyor. Hiçbir kimsede kendini bu ülkede yabancı hissetmiyor.

Türk olmak ile Türkiyeli olmayı birbirinden ayırma vakti geldi. Hiç kimse zorla Türk yapılamaz. Zira Türklük, Kürtlük veya Araplık sonradan elde edilen bir meziyet değildir. Bu ülke esasında hiçbir ırkın “sadece benim” diyebileceği bir toprak değildir. Arap kökenli bir vatandaş gerektiğinde bir Türk milliyetçisinden çok daha fazla vatanını savunabilir veya bu ülke için bir Kürt çok daha fazla bedel ödeyebilir. Vatan sevgisi insanların milliyetlerine göre değil üzerinde yaşadığı toprakları ne kadar sevdiğine bağlıdır. O yüzden “Türkiyeli olmak” kavramını iyi anlamak lazımdır.

Bugün Suriye’deki Savaş’ın ne kadar süreceğini kimse kestiremiyor. Evimizde misafir ettiğimiz bu insanlar için artık misafir veya Suriyeliler yerine burada kalmak isteyenlere TÜRKİYE vatandaşı kimliği verilerek bu ülkenin Vatandaşı gibi davranmalıyız. Bir vatandaş olarak yapması ve yapılması gerekenleri uygulamalıyız. Böyle yaptığımız zaman kendini bilmezlerin eleştiri ve saldırılarına karşı onlarda kendini savunabilir. Aynı zamanda vatandaşlık haklarından faydalanarak kendilerini bir yük olarak görmekten kaçınmış olurlar.

Arap kökenli Türkiye Vatandaşı olarak kabul ettiğimiz bu insanlar içerisinde doktor, öğretmen, mühendis, bilim insanı gibi birçok meslek erbabı vardır. Bu ülkeye hizmet etmek için hiç zorlanmadan severek burada mesleklerini icra edeceklerine eminim.  Tabi herhangi bir zorlama ve baskı altında bırakmadan kendi istekleri ile bu ülkede kalmayı kabul edenler için geçerli bu söylediklerim. Yoksa misafir olarak kalmak isteyen misafir olarak gücümüzün yettiği kadarı ile misafirimiz olmaya devam edebilirler.

Ümit ERDOĞAN

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir