HTŞ Uçaksavar ve ağır silah askeri emiri Usame Türki ile yapılan röportaj

HTŞ Ağır Silah ve Tarassut Emiri : Usame Turki yaptığım mülakat

Ümit ERDOĞAN : Değerli Usame öncelikle hoş geldin diyerek ve hemen sorularıma geçmek istiyorum.
Suriye sahasındaki hızlı gelişen olaylar bulunmakta. Kimin kiminle ne zaman dost ve ne zaman düşman olacağı bilinmiyor. Mevcut grupların bir türlü birleşememe nedeni nedir?
Usame TÜRKİ : Kuşkusuz hamd Allah’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve hidayet ister ve O’ndan mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve kötü amellerimizden O’na sığınırız. Allah kime hidayet ederse onu saptıracak yoktur. Kimi de saptırırsa ona hidayet edecek yoktur.

Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur, O tektir, O’nun şeriki yoktur. Yine şehadet ederim ki, Muhammed O’nun kulu ve resulüdür.

“Ey iman edenler, Allah’tan hakkıyla korkun ve ancak Müslümanlar olarak ölün.” (Ali İmran: 102)
“Ey iman edenler, Allah’tan korkun ve dosdoğru söz söyleyin. O’da amellerinizi düzeltsin, günahlarınıza da mağfiret etsin. Kim Allah’a ve resulüne itaat ederse büyük bir kurtuluşla kurtulmuş olur.” (Ahzab: 70-71)

Malumunuz Nusret Cephesi Suriye sahasında her zaman birleşme taraftarı olup en büyük fedakarlıkları göstermiştir. Ama dışa bağımlı gruplardan bazıları bağlı bulundukları istihbarat birimlerinden izin alamadıkları için bu birleşmeye ayak diretmişlerdir. Malumunuz, grupların bir çoğunun liderleri Suriye sahasında bulunmamakta ve örgütlerini Suriye dışından internet aracılığı ile yönetmektedirler. Bizim bir atasözümüz vardır ‘’Komutan taşın arkasına saklanırsa, askerler dağın arkasına saklanır’’

Ümit ERDOĞAN : Son günlerde yaşanan Cephe Tahrir Suriye ve HTŞ arasında baş gösteren savaşın sebepleri nelerdir? İki tarafta birbirlerini suçlayıp savaşı başlatmakla itham etmektedirler bu konuyu açıklar mısınız?

Usame TÜRKİ :Öncelikle bizim Ahrar Şam ve Sukur Şam ile hiç bir sorunumuz bulunmamaktaydı. Onların bize karşı savaşa kalkışması ve arkamızdan vurması bizde büyük bir şok yaşatmıştır. Evet sahada, Müslümanları derinden yaralayan ve üzen bu gelişmeler hepimizi çok büyük bir şaşkınlığa uğrattı. Biz bu grupların birleşme haberini duyduktan sonra bu birleşmenin sahayı ifsad edip dış güçlerin kontrollerine vereceklerini hiç düşünmemiştik. Askeri karargahımızda toplantı halindeyken birden telsizlerden yardım talepleri gelmeye başladı ne olduğunu sorduğumuzda, Zengi çetesinin Sadiye bölgesine büyük bir saldırı başlattığını öğrendik. Zengi çetesinden saldırılarını durdurmalarını istedik fakat bu saldırıların HTŞ yok olana kadar devam edeceği cevabını aldık. Bunun üzerine bölgeye destek birimi gönderip, savunma hattı kurduk. Öğleden sonra saat 4 gibi başlayan bu çirkin saldırıları sabaha karşı kontrol altına aldık. Diğer gün Cebeli Zaviye, Eriha, Vadi Dayf, Maarat Al Numan bölgelerine Ahrar ve Sukur Şam haince ani baskınlar düzenleyerek kardeşlerimizi şehit ettiler. Ve yine diğer bir çok bölgede saldırılar başlatılar. Bunun yanısıra sahada bulunan diğer gruplara da baskı oluşturarak bize karşı ayaklanmalarını istediler fakat elhamdulillah bu gruplar baskıya rağmen çirkin ittifaka alet olmadı ve Müslümanlara ihanet etmediler.

Ümit ERDOĞAN : Peki bu saldırıları yapma nedenleri nelerdir?

Usame TÜRKİ : Zengi çetesinin Amerika’dan 4 bölümde olmak üzere 20 Milyon Dolarlık bir anlaşma yaptığı ve bu anlaşma doğrultusunda ilk 10 milyon dolarlık ödemenin kendilerine teslim edildiği haberi bize ulaştı. Ve Allah’u Alem bize karşı yapılan bu hain saldırı süresince, geri kalan 10 Milyon Dolar’da teslim alındı. Bu para ne karşılığında alındı? Amerika gibi necis bir ülke neden bir gruba 20 milyon dolar ödeme yapar? Ahrar ve Sukur bu işin neresindeler? Cevaplanması gereken birçok soru bulunmakta ve inanıyoruz ki Allah Azze ve Celle bunların pisliğini ortaya dökecektir. Ortaya çıkan bir sürü kirli ilişkiler mevcut ve bir çok ses kaydında bunlar ifşa oldu ama nedense tarafsız basın ve tarafsız ilim ehli bunları inadına görmezden gelmekteler. Nasıl olurda kendini İslami olarak adlandıran bir cihad cemaati PKK ile kucak kucağa yaşar ve Amerika’dan emir alır? Bunların hiç mi izzeti hiç mi onuru kalmadı?

Ümit ERDOĞAN :  Cephe Tahrir Suriye sizin 6 ayrı kamp kurduğunuzu ve diğer muhalif gruplara saldırı hazırlığında olduğunuzu beyan ettiler?

Usame TÜRKİ : Bu gerçekten çok komik ve tam bir deli saçması. Bizim aslanlarımız ne zaman istirahat etmişler? Hangi cephede biz yok muşuz? Aslanlarımız fırsat bulsa evlerine gidip ailelerinin yanında kalmak isterler. Bunu dost ve düşman iyi bilir ki biz savaşçı bir topluğuyuz. Bizim birilerine operasyon yapmak için eğitime değil istirahate ihtiyacımız var. Hem bu kamplar neredeymiş? Kim vermiş bu eğitimleri? Bunlar sadece saçmalık. Ama onların aylar öncesinden bu hain saldırıya hazırlandıklarını biliyorduk. Biri (Ahrar ve Sukur) Cebeli Zaviye, diğeri (Zengi ve PKK) Şeyh Süleyman’da olup 15 gün süren 2 tane muasker yaptılar. Ve bu muaskerlerin kabul şartları sadece HTŞ ile savaşmak idi. Bakın ben bunu net olarak söylüyorum. Bize bu ithamda bulunanlar da desin ki siz şu muaskerleri yaptınız. Ahrar Şam, Sukur Şam ve Zengi çetesi en son ne zaman askeri operasyon yaptılar? Tek başlarına aldıkları bir tane sokak bile yok! Ahrar Şam’ın en son operasyonunun üzerinden 1 yıl geçti. Sukur Şam’ın son operasyonu 4,5 yıl önce, idlip cezaeviydi. Zengi’nin ise son ameliyesi 1,5 sene evvel, Millah Operasyonuydu Allah aşkına neden bahsediyorsunuz? Durum bu iken kimin muaskere ihtiyacı var! Sahte konvoylar ve aslı olmayan beyanlarla mı savaşılıyor, ölçü bu mudur?

Ümit ERDOĞAN :  Peki bu saldırıları Türkiye’nin emri ile yapıldığı söyleniyor?

Usame TÜRKİ : Bu batıl üzere birleşen çetenin Türkiye’ye niyetlerini söyleyip izin aldıkları açık olan birşey. Ama Türkiye’nin emri ile yapıldığı görüşüne ben şahsım olarak katılmıyorum.

Ümit ERDOĞAN :  Peki sahadaki tüm gruplar böyle mi? Sizden başka çalışan ve ümmet için endişelenen grup yok mu? Onlar hakkındaki görüşünüz nedir?

Usame TÜRKİ : Sahada bulunan çok değerli gruplar tabi ki mevcut, bunun aksini hiç bir zaman söylemedik. Misal en başta Türkistan, Faylak Şam, Ceyş İdlip Hur, Ceyş İzze, Ceyş Nasır başta olmak üzere çok değerli fedakar gruplar bulunmakta ve bu gruplar her zaman ellerini taşın altına koymuşlardır. Nizam nereden saldırırsa saldırsın başta Faylak Şam hemen gerekli desteği göndermiştir. Bizim kastımız diğer çetelerin sahte konvoylar oluşturup sahte beyanlar peşinde koşturmalarıdır. DEAŞ ve nizam ortaklığı ile yürütülen Badiye operasyonunda Türkistanlı muhacir kardeşlerimiz Nusayri rejimine çok ağır darbeler vurdular ve çok küçükte olsa Faylak Şam haricinde iştirak eden olmamıştır. Ebu Duhur operasyonuna bu saydığım gruplar harici hepsi hayali olarak katılmışlardır. Ortada beyan var ortada askeri konvoylar var bölgeye ulaşan kimse yok. Nerede bu beyanın sahipleri, nerede bu konvoylar? Kimi kandırıyorlar (haşa) Allah’ı mı, yoksa Müslümanları mı? Bu ihanetler yeter artık!

Ümit ERDOĞAN :  Mahkemeyi kabul etmediğiniz konusunda ne diyeceksiniz ?

Cevap : Bizim mahkemeyi ret etmek gibi bir durumumuz yok bu konuda faziletli şeyhimiz Ebu Abdullah eş-şami gerekli açıklamayı zaten yapmıştır ve akıllarda hiç bir soru işareti kalmamıştır. Bize ilk saldıran onlardır, PKK ile anlaşıp özgür bölgelere saldıran onlardır PKK ile işbirliği yapıp liderlerimize suikast yapanlar onlardır, Amerika’dan ödenek alanlar onlardır yani haddi aşan zorbalar onlardır eğer gerçekten şeriat ile hüküm istiyorlarsa gidip mahkemeye teslim olsunlar ve işlemiş oldukları suçları itiraf edip mahkemenin vereceği cezaya razı olsunlar.

Ümit ERDOĞAN :  Muhacirlerin bu savaşta tutumları nelerdir?

Usame TÜRKİ : Allah hepsinden razı olsun muhacir kardeşler bu savaşa iştirak etmemişlerdir ve kendilerince sebepleri vardır. Ama Zengi çetesinin ilk saldırı yaptığı Sadiye bölgesinde nizamın korkulu rüyası olan kanas timinin karargahı bulunmaktaydı ve bu kardeşler daha önceki gruplar arasındaki savaşlara da kesinlikle iştirak etmemişlerdir ve bu hain çetenin ilk işi bu karargahı basmak olmuştur. Kardeşler son anda kaçmayı başarmışlar fakat bahsi geçen timin askeri komutanı olan İmran kardeşimizi haince katlederek şehit etmişleridir. Bu kardeşimizin görüntüleri mevcuttur. 200 den fazla Nusayri askeri öldürmüş olan bu kardeşin şehit edilmesi şimdi kimin yararınadır ve kimi sevindirmiştir?

Ümit ERDOĞAN :  Cephe Tahrir Suriye oluşumundan alınan 20 adet tank haberleri doğru mu?

Usame TÜRKİ : Evet doğru. Hatta 30 civarında, ben şahsım adına bunda çok büyük bir şaşkınlık yaşadım. Çünkü, Ceyş Fetih kurulduğunda ben tank ve uçaksavarların askeri emiriydim. Ahrar Şam ile olan görüşmelerimde ellerinde 5 adet tank olduğunu 4 tanesinin operasyon için verilebileceğini kalan 1 tane tankın kendi bölgelerinde güvenliği sağlamak için bırakacaklarını söylemişlerdi ve bana 4 adet tank ve 9 adet uçaksavar teslim ettiler. Son dönemde Hama ve Badiye bölgesinde yaşanan çatışmalara silahları olmadığı gerekçesi ile katılmadılar. Bu gelişmelerle beraber gördüklerimiz gerçekten hayal kırıklığı ve ihanettir. O silahların sahibi tertemiz kanları akan aslan yürekli şehitlerindir. O ganimetler, birileri ordu kursun yada imparatorluk peşinde koşsun diye alınmamıştır. Ne demek tankların üzerinde ot bitmesi ve ne demek silahların paslanması. Zulüm altında olan bacılarımız Nusayri hapishanelerinden çıktılarda biz mi bilmiyoruz yada hergün katledilen yavrularımız artık öldürülmüyor da biz mi görmüyoruz? Vallahi bu çeteler o mazlum bacılarımızın ve katledilen yavrularımızın çığlıkları ile helak olacaklardır.

Ümit ERDOĞAN :  Cephe Tahrir Suriye’ye mesajınız nedir?

Usame TÜRKİ : Biz onlardan, artık dış istihbarat örgütlerinin oyunlarına alet olmamalarını ve tekrar devrime dönmelerini talep ediyoruz. Bu hain saldırıları bir an önce bırakıp, silahlarının namlularını Nusayri rejimine çevirmelerini istiyoruz. Komuta kadememize ve değerli alimlerimize suikastları bırakmalarını ve bundan tevbe etmelerini istiyoruz.

Ümit ERDOĞAN :  Peki Zengi, Ahrar ve Sukur bu kadar kötüyse, neden düne kadar birleşme çabaları yürüttünüz?

Usame TÜRKİ : İnsanları tanımak için ya ticaret yapılır yada yola gidilir biz beraber yola çıktık ve onların gerçek yüzünü gördük daha basit bir ifade ile kişi severek evlenir bir süre sonra ise nefret ile ayrılır sonra düşman olurlar şimdi bunlara madem ayrılacaktınız niye evlendiniz demek ne kadar abes olursa buda aynı şey. Bizim amacımız Allah’ın rızasını gözetmek, onun ipine sımsıkı sarılmak tek cemaat olmaktır.

Ümit ERDOĞAN :  Peki grupların birleşmesi artık hayal mi?

Usame TÜRKİ : Allah’ın izniyle, muhakkak gruplar birleşecektir. Bunun böyle devam etmeyeceğini artık herkes anladı ama istihbarat örgütlerinin yönettiği Zengi, Ahrar Şam, ve Sukur Şamın kendilerini fesih etmeleri ve devrimin önünden çekilmeleri gerekmektedir . Ondan sonra Allah’ın izniyle tüm şerefli gruplar tek çatı altında toplanacaktır.

Ümit ERDOĞAN :  Peki HTŞ bitirildi diyelim yada kendini fesh etti diyelim sonrası ne olur sizce?

Usame TÜRKİ : Bu tam bir kabus olur ve cihad biter. Suriye’de iç kargaşa ve yağma hakim olur. Nizamın Hantoman’a saldırmasını kim engelleyecek yada Tel Eis saldırısını kim durduracak ve bunun gibi bir çok bölge ardı ardına düşecektir. Gruplar Türkiye’ye güvenmekte ama Türkiye sadece bir süre Rusya’ya sözünü dinletir. Peki İran, Afgan Şiileri, Hizbullah ve tüm Nusayriler Türkiye’yi dinleyecek mi sanıyorsunuz? Oluşturulan gözlem noktaları yerlerinde kalacak mı sanıyorsunuz? Sadece hayal..

Ümit ERDOĞAN :  Peki Rusya ve BM garanti verirse?

Usame TÜRKİ : Buna inanmak sadece ahmaklıktır. Bir çok grup Astana kararlarına itaat ederek evlerinin ve karargahlarının koordinatlarını Rusya’ya bildirdiler. Rusya’nın ilk yaptığı iş ise verilen koordinatlara bomba yağdırmak oldu. her gün evlatlarımızı katleden, evlerimizi başımıza yıkan, üstlerimize yasak olan her tür silahı yağdıran onlar değil mi? Bakın Guta’da Ceyş İslam denilen çete Birleşmiş Milletlere şirin gözükmek adına, 1 yıla yakındır cezaevinde tutuklu bulunan aslan yürekli kahraman mücahidlerimizi rejime teslim ederek İdlib’e göndermeye çalışıyor. Eğer gerçekten onlarda izzet ve şeref olsaydı Guta’nın bu zor zamanlarında o kardeşlerimizi serbest bırakırlar ve direnişe destek olurlardı. Bunlar Müslümanlara ikinci Bosna’yı yaşatmaya çalışacak olan topluluktur ama Allah Şam’a kefildir ve O müminlere sahip çıkacaktır.

Ümit ERDOĞAN :  Suriye halkının muhacirlere bakış açısı nasıl?

Usame TÜRKİ : Allah Şam’dan ve Şam halkından razı olsun muhacirlere her zaman sahip çıkıp arkalarında durmuşlardır. Evlerini açıp yiyeceklerini bizlerle paylaşmışlardır. Aradan yıllar da geçse bu şerefli halkın onurlu duruşu unutulmayacaktır.

Ümit ERDOĞAN :  Suriye sahasından bilgi sahibi olmak için hangi twitter hesaplarını tavsiye edersiniz ?
Usame TÜRKİ : Ben sadece resmi olan hesapları tavsiye ediyorum. Ben şahsım olarak aktif olduğum herhangi bir hesabım bulunmamaktadır. Sadece twitter olarak diyorsanız, benim takip ettiğim tarafsız olarak gerçekleri aktaran hesaplar mevcut Halid Abdurrahman, Ekrem, Abdulkadir Şen, Furkan Azeri gibi kardeşler mevcuttur ve eminim gerçekten bu işi hakkıyla yapan başka kardeşlerde vardır. Medya alanı çok önemlidir. Şunu unutmayın ki savaş iki şeyle kazanılır; istihbarat ve medya.

Ümit ERDOĞAN :  Son olarak teşekkür ediyor ve  sorularımı cevapladığın için teşekkür ediyorum.

Usame TÜRKİ : Ben teşekkür ediyorum Allah medyada bulunan değerli kardeşlerimizden razı olsun ve amellerini zayi etmesin…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir