Ya samimi ol,ya da Kaybol

ya-samimi-ol-ya-da-kaybol3 yıldan daha fazladır devam eden Suriye Kurtuluş Savaşı son zamanlarda bütün dünya medyası başta olmak üzere Türkiye medyasının ilgi alanından da yavaş yavaş çıkmaya başladı.

Direnişin ilk günlerinde gerek salih niyetlerle gerek de prim yapmak için giden birçok gazeteci ve muhabir vardı. Her giden kendisi için “ilk giden”, “ilk duyuran”, “en zor yerlere girdim” söylemleriyle doluydu. Direnişçilerle aynı karede olmak için canlarını tehlikeye atan “ben” merkezli gazetecilerimiz vardı bizim. Hatta tv programlarına katılarak adı uzman, analist diye lanse edilerek halkın gözünde itibarları arttı bu sayede. Yani bir nevi iyi prim yaptılar Suriye direnişi üzerinden. Suriye’nin ve özgürlüğün bedeli için akıtılan kanlar ile yaptılar primlerini.

Peki ya aynı karede oldukları direnişçiler ve halk şuan nerede ? ve kendileri nerede?

Zalim ve diktatör Esed ve onun paralı cellatlarına baş kaldıran bu yiğitlerin bir çoğu bugün şahit olarak Rab’lerinin huzurunda ve kendilerine hazırlanan köşkleri bekliyorlar. Uzmanlarımız ise sıcak yuvalarında ya da tv ekranlarında boy göstermeye devam ediyorlar.

Şehadeti ve şehitliği yakinen yüreklerinde hisseden ümmetin yalnız bırakılmış bu evlatları bizlere şehadet programlarında sadece bir fotoğraf karesi, bir video sahnesi olmak için mi toprağa kanlarını akıttılar. Yoksa özgürlük ve kurtuluşun mücadelesini verirken mi kanlarını akıttılar. Biz bırakın evlerimizde rahat etmeyi, en ıssız sokaklarda bile güven içerisinde yürürken onların tepelerine her an bombalar yağmaya ve kapıları cellatlar tarafından kırılmaya devam ediyor. Canlarını ve namuslarını korumaya çalışırken hiçbir savaş hukuku gözetilmeden tecavüz ve katliamlara maruz kaldılar ve kalmaya da devam ediyorlar.

Artık bu savaş bir Direnişten ziyade bir Kurtuluş Savaşı olarak adlandırılmalıdır. Ailesinin canını ve namusunu muhafaza etmek için kıyam eden ve canlarını hiç gözlerini kırpmadan şehid olan bu yiğitlerin yakasından düşme zamanı gelmedi mi?

Artık bu uzman kisvesi arkasına gizlenip reklam yapmayı bırakın. Direniş tüm gücü ile varoluş mücadelesi vermeye devam ediyor. Fakat sizin gündemlerinize hala girmeyi hak etmedi mi ? Daha kaç bombanın düşmesi ve kaç çocuğun ölmesi gerekiyor. Kalkın o koltuklarınızdan ve sadece Suriye halkı için yeniden yollara düşün. Direnişçilerle birlikte yeniden aynı sofraya oturun ve onlarla birlikte yeniden omuz omuza namaz kılın. Onların bize ihtiyacı olduğu kadar bizim de onlara ihtiyacımız var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir