Huzuru İsyanda Arayanlar..

 Hz Nuh (a.s) azmış ve sapkınlaşmış kavmine Hakkı iyiliği ve güzelliği her ne kadar anlatsa da tesir edememiş, kavmince zulüm görmeye, sıkıntı çekmeye başlamıştı. Çaresi kalmayan Hz. Nuh (a.s) Yarada el açarak  kavminin hidayeti için yardım istemiş ve Hakkı tebliğ içinde çare dilemişti. Allah (c.c) Peygamberine bir gemi inşa etmesini ve kavminden inananları o gemiye almasını emir buyurması üzerine Hz. Nuh (a.s) çalışmaya başlamış kısa  bir sürede gemiyi tamamlamış.

****

Öte yandan kavminde önde gelen sözü dinlenen hasta ve eli yüzü yara bere içindeki yaşlı bir kadın da boş durmuyor insanları galeyana getirerek fitne ateşini harlıyor, Peygambere karşı olmaları konusunda telkinlerde bulunuyordu.

Bir gün insanlara; Hz. Nuh (a.s) inşa ettiği gemiye binmelerini ve geminin iç bölümlerini pislemelerini söyledi. Kendi kavimlerinden çıkmış olan Peygamberin  tebliğine inkarla karşılık veren insanlar bir fitnecinin sözüne kanarak Allahu Teala’ nın Peygamberine yapmasını emrettiği ve bu emre itaat ederek Hz. Nuh (a.s)’ un tamamladığı gemiyi  biranda pisletmeye ve hacetlerini gemiye yapmaya başlamışlar. Geminin neredeyse tüm bölümleri pislik içinde kalmış ve insanlar arasında hastalık yayılmaya ve bundan ciddi sıkıntılar görmeye başlamışlardı.

***

Çıkardığı fitnenin Hz. Nuh (a.s)’u daha da sıkıntıya soktuğunu gören o hasta ve ihtiyar fitneci büyük bir neşeyle zor belada olsa evinden çıkmış hacetini gidermek için geminin içine girmiş.

Girmişte girmesine, O gemiyi sadece tahtadan çividen ibaret gören, İlahi emri ve hikmeti idrak edememiş olan fitneci ihtiyar ayağı kayınca pisliğin içine gömülüvermiş.

Başından aşağı pisliğe bulanan kadın daha da sinirlenerek evinin yolunu tutmuş. Bedenini yıkayıp arındıktan sonra birde fark etmiş ki, vücudundaki yaralardan eser kalmamış, hastalığı gitmiş bedenine bir güzellik gelmiş. Kendini hemen dışarı atan ihtiyar, hastalıktan bi çare olmuş insanların kendisine ne olduğunu nasıl düzelip böylesine güzelleştiğini sormaları üzerine başından geçen hadiseyi anlatmış. Bunu duyarlar da boş dururlar mı ? haber dalga dalga yayılmış ne kadar hastalığa yakalanmış inkarcı varsa gemiye hücum etmiş ve var güçleriyle daha önce pisledikleri yerleri elleriyle vücutlarına sürmeye iyileşmek için kendilerini pislikle ovmaya başlamışlar. Öyle ki gemideki aralarda kalmış pisliği dilleriyle sıkıştıkları yerden çıkaranlar dahi olmuş. Ertesi sabah geminin tertemiz olduğunu gören İnananlar topluluğu bu yaşananlara bir anlam veremeseler de Hz. Nuh (a.s) işin hikmetini anlamış.

***

Şimdi Ülkemizin bugün içinde bulunduğu duruma bir göz atacak olursak, Bir yeşil sevdasıdır, masumane bir eylemdir, gençlerin çevreci ve doğayı sahiplenici rollerinin meydanlara yansımasıdır gibi söylemlerle başlayıp, sivil itaatsizliği anayasal hak olarak görenler şu saatlerde pek bir suskunlar. Neden mi, çünkü iş çığırından çıktı. Dünya genelinde Türk baharından tutunda Türkiye de ayrışma başladı iç savaş çıktı hatta ve hatta Türk polisi kendi halkına acımadan saldırıyor diyecek kadar aşağılık manşetler atılmaya başlandı. Bu haberlerin yersiz olduğunu yetkili merciler açıklasalar da bugün sabah saatlerinde başlayıp hala devam eden olaylar bu işin arkasında sağlam desteklerin olduğunu alenen gözler önüne seriyor. Üç gün önce taksimde toplanarak burada düşünülen projenin yapılmasını istemiyoruz sloganı atan şahsiyetsizler gerekçelerini şu sözlerle anlattılar “Projeye karşıyız, çünkü Taksim meydanında ermeni kardeşlerimizin mezarları bulunuyor, bu zihniyet taksimin altında yatan, katledilen Ermenilerin üzerine rant merkezleri kurmaya çalışıyor” diyerek çağrıda bulundu. Bugün ise yine o masum eylemciler havai fişek ve Molotof kokteyli bir direniş içerisine girdiler.  Uzun uzuna anlatmak yersiz, olan bitenler oynanan oyunlar herkesçe net bir şekilde görülebiliyor. Bu millet artık uyandı İnşallah bunlarda geride kalacak kazanan yine Hakkın yanında duranların olacak.

**

O gün Hz.Nuh (a.s) gemisini pisleyenlerin görevini bugün meydandakiler devralmış inşallah gerçekleri de anlayacakları günde gelecek. Huzuru isyanda arayanlar İslamın nurundan bihaber, yaşasalar da İslam coğrafyasının dümeni Türkiye dir,  Vakti zamanı geldiğinde kurtuluş yine bu ülkeden olacaktır, bugünlerde bize düşen dua etmek ve sabretmektir. Allahım dinimize, vatanımıza bayrağımıza göz dikenlere fırsat verme, Onların planlarını altüst et. Amin.

*

 “Haykır Yiğidim Haykır, Hâkimiyet Hakkındır, Hak Gelir Bâtıl Gider, Fecr-i Sâdık Yakındır.”

Ümit CABBAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir