İran’ın vahdet maskesi

Uzun zamandır husi teröristlerin işgali ve terör eylemleri ile mücadele eden Yemen Halkı’na Arap ülkeleri yardım etmeye başladı.İran ve Lübnan hizbullahı tarafından desteklenen husi teröristler Yemen’de birçok devlet binasını işgal etmişti.

Halkın ve Yemen Hükümeti’nin husilere karşı çok ciddi direniş gösterememiş olması halkın husileri desteklediği veya korktuğu söylemlerine yol açmıştı.
Fakat durum bundan çok daha farklıydı. Yemen’de medyaya çok fazla yansımasa da uzun yıllardır bölgede etkinliğini sürdüren El-Kâide’nin son zamanlarda etkinliğini artırması hem şii ittifakın hemde Arap rejimlerinin dikkatini çekmişti.

Bölgenin yeni bir iç savaş tehditi ile karşı karşıya kalması an meselesi iken Husiler aldığı dış destekler ile hem işgallerini sürdürürken hem de sünni halka zulmetmeye başlamıştı. Eğer bu zulüm ve işgale müdahale edilmemiş olsaydı Yemende çok ciddi bir iç savaş baş gösterecekti.

Yıllardır bölge halkı ve Müslüman toplulukların,sessiz kaldığı için eleştirdiği Arap toplumları ve yöneticilerinin bir kahraman edasıyla Yemen’e askeri müdahale de bulunması bir çıkar savaşı izlenimi veriyor. Suriye de ve bölge de işgalci olan ve işgalleri destekleyen Şii iran rejiminin “neden Arap dünyası Filistin için harekete geçmedi” demesi iki yüzlülükten başka birşey değildir.

Yıllardır Filistin konusunda esip gürleyen İran,bugüne kadar hiçbir İslâm Ülkesi’nin yanında olmamış,aksine karşısında olmuştur. Fakat Suriye devrimi bize İran’ın asıl hedefinin ne olduğunu öğrettiği için aynı hatayı bir kez daha yapmayacağız. İran’a güvenmek ABD’ye güvenmekten daha tehlikeli bir hareket olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir